4 Temmuz 2010 Pazar

Vücudun Kısımları



The Face=Yüz

cheek eyebrow jaw nose
chin eyelashes lip teeth
ear forehead mouth throat
eye hair neck tongue

Body...




ankle elbow heel thigh
arm finger knee thumb
back foot leg toe
bottom hand shoulder waist
chest head stomach wrist


Sözlüğünüzü kullanarak kelimelerin anlamlarını bulun ve resimlerdeki numaralarla eşleştirin.

Kendinizi Tanıtan Cümle ve Fiiller

İngilizce ile ilgili sıklıkla kullanılan bazı kelimelere göz atalım. Öğreneceğimiz kelimeler kendi hayatımızdan bahsetmek için kullanacağımız fiiller olacak.

Hemen her konuda olduğu gibi ingilizce kelimeler konusunda da “öğrenmesi kolay” ya da “zor” diyebileceğimiz kelimeler mevcut. Öğreneceğimiz bu fillerle ilgili cümleler kuracağız. İngilizceyi öğrenmeye yeni başlayanlar için bu fiilleri öğrenmenin çok faydası olacaktır. Babylon sözlüğünü kullanarak öğrendiğimiz fiillerin okunuşlarını dinleyebilirsiniz.


He was born.( doğdu.)

He started school. (okula başladı)


He went to university. (üniversiteye gitti)

He started work. (çalışmaya başladı)

He learnt to drive.(araba kullanmayı öğrendi)

He met his future and fell in love. (geleğiyle tanıştı ve ona aşık oldu)

He got engaged. (nişanlandı)

He got married. (evlendi)

He had children. (çocukları oldu)

He bought a house.(ev satın aldı)

He got a new job. (yeni bir işe başladı)

He moved. (taşındı)

He became a grandfather. (büyük baba oldu)

He got divorced. (boşandı.)

He remarried. (tekrar evlendi)

He is retired.(emekli oldu)

He lived by the seaside. (deniz kenarında yaşadı)

He died. (öldü)

He was buried. (gömüldü.)

Akrabalik iliskileri

Personal details (kişisel detaylar)- Akrabalık ilişkileri

Aşağıdaki cümleleri, formdaki 1-10 arasındaki doğru yerlere yerleştiriniz.







Age-- Married or single
Children-- Nationality
Christian name ---Street
Country --Surname
Job--- Town/Village


1--------------- Smith

2 ---------------William

3---------------- thirty-six

Address

4 -- ---------- 64 Highland Road

5------------- Bournemouth

6 -------------England

7 -------------Canadian

8 -------------married

9------------- 1 boy, 2 girls

10 ----------- taxi driver




Aile ağacına bakarak metinde yer alan boşlukları aşağıdaki kelimeleri kullanarak doldurun.

aunt--granddaughter--nephew
brother--grandfather--niece
children--grandmother--parents
cousin--grandparent--sister
daughter--grandson--son
father--husband--uncle
grandchildren--mother--wife


Clive Moon married Rose Harris in September 1940. They had two (1)........... a boy called Barry and a girl called Cynthia. Barry met his (2).........., Nancy Thomas, at university and they got married five years later. In 1974, their(3)........, Amanda, was born. The same year, Barry's(4)........, Cynthia, met her (5)........, Paul Baston. She asked her (6)........., Barry, to be best-man at their wedding. Not long after the wedding, Nancy and Barry had a (7)..........They called him Colin. Barry's(8)........., Rose and Clive, were thrilled. Now they had two (9)......... . Soon they would have three. In 1982,their second (10)........., Peter, was born. This also meant that Barry was now an (11).......and Nancy an (12).........Both were very fond of their new (13).........., Peter, and pleased that their own children now had a (14).......... In 1992, on Amanda's 18th birthday, the Moon family held a big birthday party. Amanda's (15)..........., Nancy, gave her a computer - something she had wanted for a long time and her (16).........., Barry, paid for twelve driving lessons. Cynthia and Paul gave their (17)..........a personal CD-player, while her (18)........, Clive and Rose, gave her some money. As her (19).........., Clive, said, `Well, it's difficult to buy things for young people, isn't it?' Amanda's (20)........., Rose, agreed. `Our (21).............is taste in clothes is not the same as ours. So it's much better to let her choose for herself, really.'

Sizlere tavsiyem, babylon sözlüğünü kullanmanız. Çok ama çok işinize yarayacak.




Cevaplar:

Form:
1-Surname
2-Christian name
3-Age
4-Street
5 -Town/Village
6 -Country
7 -Nationality
8 -Married or single
9 -Children
10 -Job

The family

1- children
2 -wife
3- daughter
4 -sister
5-husband
6-brother
7-son
8- parents
9- grandchildren
10- grandson
11- uncle
12- aunt
13- nephew
14 -cousin
15- mother
16- father
17 -niece
18- grandparents
19- grandfather
20- grandmother
21- granddaughter

ingilizce türkçe sözlük indir

ingilizce türkçe sözlük indir



Size çok kaliteli bir ingilizce-türkce, türkçe-ingilizce sozlükten bahsetmek istiyorum.

Sözlüğün adı babylon.

İngilizce sözlük, ingilizce öğrenmek isteyen ya da İngilizceyi bir şekilde kullanmak zorunda olan hemen herkesin başvuru kaynaklarından birisidir. Eğer araştırmalarınızı “ingilizce” olarak yapıyorsanız, bu kaynak tam size göre. Kelimelerin Türkçe-ingilizce anlamlarını, ingilizce-Türkçe karşılıklarını bu sözlüğü kullanarak rahatlıkla öğrenebilirsiniz. Sözlüğün önemli bir özelliği de ingilizce-türkçe cümle çeviri de yapması. Ancak bunun için, bilgisayarınız internete bağlı olması gerekiyor. Ayrıca kelimelerin ingilizce-ingilizce anlamlarını da bulabilirsiniz.

İngilizce öğrenen hemen herkes ingilizce hikayeleri okur. Eğer bilgisayarınızda .pdf olarak ya da değişik formatlarda kaynaklar var ise, babylon’un işlevselliği bir kat artıyor. msn de yabancı arkadaşlarınızla yazışırken, ya da ingilizce e-postalarınızı okurken, tek tıklamayla (ben genellikle mouse’un orta tuşunu kullanıyorum) kelimenin ya da deyişin anlamını öğrenebilirsiniz.

İngilizce gazete, dergi, ve blog okumak ve anında bilinmeyen kelimelerin anlamlarını öğrenmek, babylon sayesinde çok kolay.

Konumuz ingilizce olduğundan ingilizce üzerinde yoğunlaştım, ama babylon içerisinde Türkçe-Almanca, Almanca-Türkçe , Fransızca, italyanca gibi tam 70 dilde sözlükler mevcut.

Yine bunların yanında, değişik ilgi alanlarıyla ilgili sözlükler de var. Biyoloji, askeri terimler, elektronik, bilgisayar, internet terimleri ve daha bir çok alanla ilgili sözlükler de içerisinde mevcut.

Sizlere vereceğim linkten babylon sözlüğünüzü indirebilirsiniz.

ingilizce türkçe sözlük indir

Açılan sayfada "free user" seçeneğini seçin ve yazılan zaman kadar bekleyin, sonra "download" a tıklayın ve dosyanın inmesini bekleyin.

sözlüğü yükledikten sonra, vereceğim linklerden, türkçe-ingilizce, ingilizce-türkçe sözlükleri indirip, dosyalara çift tıklayarak, sözlüklerin, programın veri tabanına yüklenmesini sağlamış olursunuz.

Ben sizler için bir kısmını bu linkte topladım. Tek tek indirmektense, toplu olarak sözlükleri indirebilirsiniz.

Bu linke tıklayarak, babylon'un sitesinden istediğiniz sözlüğü indirebilir, sitenin sağ üstünde yer alan “arama” seçeneğini kullanarak, aradığınız sözlüğü bulabilirsiniz.

Babylon, 14 günlük deneme sürümünü sizlere sunmakradır. Babylon.com sitesini ziyaret ederek tam sürümünü satın alabilirsizin.


Hepinize faydalı olması dileğiyle.

Verb To Be Fiili

“Olmak” fiili olarak türkçeye çevirebileceğimiz to be fiili “am/is/are” ‘dan oluşmaktadır. İngilizcenin temel yapılarından birisidir. Bu yapının en iyi şekilde öğrenilmesi gerekmektedir. Bu yapıyla bağlantılı birçok temel konu bulunmaktadır.

Durum bildiren, olay bildirmeyen yapıdır. Am/is/are demek, durum cümlesi demektir. Bu yapıyı şu şekilde oluşturabiliriz:

Subject(özne) + am/is/are + object (nesne- her zaman olmak zorunda değil) + place(yer: varsa koyarız) + time expression (zaman ifadesi: varsa koyarız)


I- ben - am
You- sen - are
He- O (erkekler için) - is
She- O (kızlar için) - is
It- O (nesneler, hayvanlar için) - is
We- Biz - are
You- Siz - are
They- Onlar - are

Eğer bize verilen cümlede eylem söz konusu değilse, verilen özneden sonra gelecek yapıyı öğrenmiş olduk. Bu noktadan sonra cümle kurma aşamasına geldik.

Örnek: Bu sene istanbul oldukça soğuk

Subject: “İstanbul” (soğuk kelimesine kim,ne sorularını sorarak özne bulunur.)

Hemen arkasından “to be” fiili gelir. İstanbul tekil (it) olduğundan “is” gelir.

Object: (nesne) “oldukça soğuk” yani quite cold.

Time expression: (zaman ifadesi) “this year”

Bütün cümleyi yazacak olursak:

İstanbul is quite cold this year.

Gördüğümüz gibi am/is/are yapısını ve ingilizcedeki temel cümle yapısını bilerek cümleyi rahatlıkla kurmuş olduk. Elimize basit bir sözlük alarak anlamını bilmediğimiz sözlüklerin anlamlarını bulup cümlelerimizi rahatlıkla kurabiliriz.

Örnek: Bu kız okulumuzun en iyisi.

Subject: Bu kız- "that girl"
Arkasından to be fiili gelir. “That girl” tekil olduğundan “is” kullanırız.
Object: okulumuzun en iyisi- "our school’s best"

That girl is our school’s best.

ingilizcede Renkler

Önemli not= siteyi gezerken babylon sözlüğünü kullanmak size büyük kolaylık sağlayacaktır!


Bildiğimiz gibi renk (color ya da colour), ışığın insan tarafından görülen bir özelliğidir. İngiliz ingilizcesinde renk “colour” olarak, amerikan ingilizcesinde ise “color” olarak yazılır.

En genel renkler şunlardır:

• Black = Siyah “black out, black and white, black a vised, black beast
black dog, black eye, pitch black

sıfat olarak siyah;
1 eş anlamlı: atramentous, ebon, ebony, inky, jet, jetty, onyx, pitch-black, pitch-dark, pitchy, raven, sable

Related Words: blackish; charcoal, slate; piceous; dusky, swart, swarthy; brunet

deyişler : black as a crow (or a shoe or the ace of spades), black as hell (or night)
karşıt anlamlı: white

2 eş anlamlı: DIRTY 1, filthy, foul, grubby, impure, nasty, soily, squalid, unclean, uncleanly

3 eş anlamlı: GLOOMY 3, bleak, depressing, depressive, dismal, dispiriting, dreary, funereal, oppressive, somber

4 eş anlamlı: UTTER, absolute, complete, downright, out-and-out, outright, perfect, positive, regular, thoroughgoing


fiil olarak siyah;

eşanlamlı: BRUISE 1, contuse

türetelim:

blackish adjective = siyahi
blackly adverb = günahkarca
blackness noun = kötülük, siyahlık

• Gray = gri “African gray, gray birch, gray eminence, gray fox, gray market, gray matter
gray scale, gray squirrel

Türetelim:
greyish adjective = grimsi
greyly adverb = keyifsiz bir şekilde
greyness noun = sıkıntı, darlık

• White = beyaz “black and white, lily white,white haired, white headed, white hot
white lightning, white livered, white plague

sıfat olarak beyaz;

eşanlamlı: FAVORABLE 5, auspicious, benign, bright, dexter, fortunate, propitious

karşıt anlamlılık: black

isim olarak beyaz;

eşanlamlı: REACTIONARY, Blimp, Bourbon, Colonel Blimp, diehard, reactionarist, reactionist, royalist, ultraconservative

karsit anlamlilar: red

fiil olarak beyaz;

1 eşanlamlı: WHITEN 1, blanch, bleach, blench, decolor, decolorize
2 eşanlamlı: PALLIATE, blanch (over), extenuate, gloss (over), gloze (over), sugarcoat, varnish, veneer, whiten, whitewash

Türetelim:
whitely adverb = beyaz renk ile
whiten verb = beyazkaşmak, ağarmak
whitener noun = beyazlatıcı
whiteness noun = beyazlık, aklık
whitish adjective = beyazımsı


• Red = kırmızı “red blooded, red handed, red hot, red letter, red light district
red neck"

isim olarak kırmızı;

eşanlamlı: COMMUNIST, Bolshevik, Bolshie, commie, comrade

türetelim

reddish adjective = kırmızımtırak
reddy adjective = kızılımsı
redly adverb = kırmızıyla
redness noun = kızarıklık, kırmızılık, allık

• Orange = turuncu “acridine orange, Agent Orange, blaze orange, blood orange
mandarin orange, methyl orange, mock orange, navel orange

• Yellow = sarı “yellow bunting, canary yellow, chrome yellow, high yellow
lemon yellow, yellow spot, primrose yellow, straw yellow, sulphur yellow
yellow poplar, yellow bile, yellow birch, yellow dog, yellow dog contract"

sıfat olarak sarı;

aşanlamlı: COWARDLY, ||chicken, coward, craven, gutless, lily-livered, pusillanimous, spunkless, unmanly, white-livered

türetelim

yellowed adjective = sararmış
yellowish adjective = sarımtırak
yellowness noun = sarılık
yellowy adjective = sarımsı


• Green = yeşil

türetelim

greenish adjective = yeşilimtırak
greenly adverb = yeşil olarak, acemice
greenness noun = yeşillik, tazelik, hamlık
greeny adjective = yeşilimsi, yeşile benzer

• Blue = mavi

türetelim
blueness noun = mavilik

• Purple = pembe

türetelim
purpleness noun = morluk
purplish adjective = morumsu, mora çalan
purply adjective = morumsu

• Brown = kahverengi

türetelim
brownish adjective = kahverengimsi
brownness noun = esmerlik
browny adjective = kahverengimsi

• Magenta = macenta (morumsu kırmızı renk)

• Cyan = camgöbeği rengi
• Olive = zeytin yeşili
• Maroon = kestane rengi
• Navy = denizci mavisi, lacivert
• Aquamarine = deniz yeşili
• Turquoise = turkuaz
• Silver =açık gri

türetelim
silvered adjective = gümüşlenmiş, gümüşle kaplanmış
silveriness noun = açıklık, berrakklık
silvering noun = gümüş kaplamak, sırlamak
silverware noun = gümüş eşya, gümüş takı
silvery adjective = gümüşe benzer, berrak

• Lime = limon rengi, açık yeşil

türetelim
limy adjective = kireçli

• Teal = deniz mavisi
• Indigo = çivit mavisi, çivit rengi
• Violet = mor, menekşe rengi
• Pink = pembe

türetelim
pinkish adjective = pembemsi, solcu
pinkly adverb = pembemsi bir tarzla
pinkness noun = heyecanlı, coşkulu


Prussian_Blue = prusya mavisi
mocha = Yemen kahvesi rengi
sienna = koyu kahverengi
Jet_Black = abanoz siyahı
indigo = çivit mavisi
gamboge = turuncumsu sarı renk
ecru = açık kahverengi
chartreuse = açık yeşil
champagne = şampanya rengi

İngilizcede Sayılar

Bir dili öğrenmeye başlarken, ilk olarak, tanışma cümleleri, zamirler, iyelik belirten sıfatlar, çoğul-tekil yapıları, haftanın günleri, ülke isimleri ve bunun gibi bir çok yapılar öğrenilir ve bolca örnekler yapılarak bu yapıların iyice pekiştirilmesi sağlanır. Süreç içerisinde dil ile ilgili “zamanlar” ve bazı temel dilbilgisi kalıpları öğrenildikten sonra değişik aktivitelerle kelimeler ve yapılar tam olarak kavranmış olur. Tekrarlar ve akılda kalıcı yöntemler, çözülen örnekler, sıkça sözlük karıştırmak etkili tekniklerdir.

Biz bu teknikleri zaman içerisinde uygulamaya çalışacağız. Bu girişten sonra İngilizcede var olan sayıları öğrenmeye başlayabiliriz.

İngilizcede sayılarla ilgili söylenebilecek en temel şey şudur: ilk 20 sayıyı öğrenilir ve diğer bütün sayılar, bu sayıların üzerine inşa edilir.

0 Nought (Britanya İngilizcesinde kullanılır)
1 One
2 Two
3 Three
4 Four
5 Five
6 Six
7 Seven
8 Eight
9 Nine
10 Ten
11 Eleven
12 Twelve
13 Thirteen
14 Fourteen
15 Fifteen
16 Sixteen
17 Seventeen
18 Eighteen
19 Nineteen
20 Twenty

20 den sonra ise,

21 Twenty one
22 Twenty two
.
.
.
29 Twenty nine
30 Thirty
31 Thirty one
32 Thirty two
.
.
.
40 fourty
50 fifty
60 sixty
70 seventy
80 eighty
90 ninety
100 a/one hundred

100’e kadar sayıları saymış olduk.

Şimdi 121 nasıl yazılı?

A hundred twenty one

159 a hundred fifty nine

“yüz” yazılır, arkadan “elli” ve son olarak da “nine”, yani dokuz yazılır.
a hundred fifty nine

200 two hundred
300 three hundred
.
.
.
1000 a thousand

peki yüz bin nasıl yazılır?

100,000 A hundred thousand

1,000,000 one million

Bir milyar = )one billion (sıfırlardan kurtulduğumuza göre bu kadarı yeterli bence


Şimdi elinize kağıt kalem alıp örnekler yapabilirsiniz.

Peki ingilizcede kesirli sayılar nasıl söylenir? Bu konuyu ileride ele almak istiyordum ama numaralarla birlikte ele alalım.

Kesirli sayılara geçmeden önce, sıra/derece nasıl belirtilir ona bakmamız gerekli;

1st the first (birinci)
2nd the second (ikinici)
3rd the third …
4th the fourth
5th the fifth
6th the sixth
7th the seventh
8th the eighth
9th the ninth
10th the tenth
11th the eleventh
12th the twelfth
13th the thirteenth
14th the fourteenth
15th the fifteenth
16th the sixteenth
17th the seventeenth
18th the eighteenth
19th the nineteenth
20th the twentieth
21st the twenty-first
22nd the twenty-second
23rd the twenty-third
24th the twenty-fourth
25th the twenty-fifth
26th the twenty-sixth
27th the twenty-seventh
28th the twenty-eighth
29th the twenty-ninth
30th the thirtieth
40th the fortieth
50th the fiftieth
60th the sixtieth
70th the seventieth
80th the eightieth
90th the ninetieth
100th the hundredth
101st the hundred and first
1000th the thousandth


1,2 ve 3. dışındakilerin eklerinin aynı olduğuna dikkat edin.

Kesirli ifadelere gelince;

1/8 One eighth

1/5 One fifth

1/4 One quarter

3/4 Three quarters (quarter, çeyrek anlamına gelir; 3 çeyrek)

1/3 One third

2/3 Two thirds

1/2 One half

Buradaki yazılışlar Britanya İngilizcesine göredir. Amerikan İngilizcesine göre ise,

1/8 One over eight

1/5 One over five

1/4 One over four

1/3 One over three

2/3 Two over three

1/2 One over two

Bu yazımdaki “over”, üzerinde anlamındadır.


4 işlem ve bazı temel terimlerden de bahsedelim,

+ Plus (And)

- Minus (Take away)

x Multiplied by (Times)

÷ Divided by

= Equals (Is)

. Point

% Percent

Bazı basit örnekler yapalım:

1 + 5 = 6 one plus five equals six

4 – 3 = 1 four minus three equals one

3*2= 6 three times two equals six

6/3=2 six divided by three equals two

10% ten percent

10% 100 = 10 ten percent one hundred equals ten


Sayılar konusunda epey bilgi verdik ama bir iki ufak bilgiyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum,

0 (sıfır) rakamıyla ilgili bazı özel durumlardan bahsedeceğim;


Ondalık virgülden sonra kullanılırsa,

0 = oh yani, 6.08 = six point oh eight

Oda ve otobüs numaralarını söylerken,

Room 104 = room one of four

Bus 507= bus five oh seven

Telefon numaralarında,

5478010 = five four seven eight oh one oh

Yıllarda,

1901 =nineteen oh one

0 = nought, ondalık virgülden önce,

0.06 = nought point oh six

0 = zero, sıcaklık değerlerini söylerken,

-10°C = 10 degrees below zero

Amerikan İngilizcesinde rakam olarak 0 = Zero.

0 = nil futbol terimi olarak, Trabzonspor 2 Fenerbahçe 0 = Trabzonspor two Fenerbahçe nil

0 = love, tenisde 40 - 0 = "forty love" şeklinde yazılır.


Sayılar konusunda benim anlatacaklarım şimdilik bu kadar. İleriki zamanlarda bu konularla ilgili örnekler çözebiliriz.

Ayrıca "babylon" sözlüğünde ramakları okutarak nasıl söylendiklerini de öğrenebilirsiniz.